Okul Öncesi Dönemde Beslenme ve Önemi

Okul Öncesi Dönemde Beslenme ve Önemi

Beslenme; büyüme ve gelişme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için alınan besinlerin organizmada kullanılmasıdır. Dünya’daki bütün toplumların sağlıklı gelecekleri için ana etkenler bir tanesi sağlıklı yetişmiş çocuklardır. Çocukların gelişim, anne karnında başlar ve yaşam boyu devam eder. Annenin gebeliği boyunca yeterli ve dengeli beslenmiş olması, sağlıklı bebek dünyaya getirebilmenin en temel koşuludur. Okul öncesi dönem ise yaşamın en duyarlı ve önemli dönemlerinden biridir.

Yeterli ve dengeli beslenme doğumdan ölüme kadar insan yaşamı boyunca yalnız fizyolojik gereksinimin giderilmesi için değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik gereksinimlerin giderilmesinde de önemli bir yer tutar. Okul öncesi dönem 3-6 yaş arası çocukları kapsar ve çocuğun yetişkinlik dönemi için temel oluşturan pek çok alışkanlığın geliştirildiği bir dönemdir. Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme kadar, iyi geliştirilmiş sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmeleri de son derece önemlidir.

 

Okul Öncesi Dönem Çocukların Beslenme Davranışları

 

0-3 Yaş Dönemi:

 

Büyümenin en hızlı olduğu 0-36 aylık dönemde beslenme yaşama sağlıklı başlangıç için ayrı bir önem taşımaktadır.

Beslenme insan yaşamının her döneminde önemli bir noktadadır. Bireyler birbirlerinden yaş, cinsiyet, ailesel geçmiş ve hastalık durumları gibi çeşitli yönlerden farklılık göstermektedir. Bu yüzden genel ilkeler yanında planlanacak olan beslenme programı bireye özgü olmalıdır.

 

0-36 aylık çocukların beslenmeleri incelendiğinde üç temel dönemden bahsedilmektedir. Bunlar;

  • Yaşamın ilk 0-6 ayı anne sütüyle beslenme dönemi: Anne sütü; yeni doğanda büyüme ve gelişme için gerekli olan bütün sıvıyı, enerji ve besin ögelerini içeren, sindirimi kolay doğal bir besindir. Anne sütü ve emzirmenin, hem bebek hem de anne için, başta beslenme ve güvenli bağlanma olmak üzere, sağlık, bağışıklık, gelişimsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden çok sayıda yararları vardır.
  • 6-12 aylık dönemde ek besinlerle tanışma: Bu dönem, bebeğin ek besinlerle tanışması ve beslenme alışkanlıklarını kazanması açısından oldukça önemlidir. İlk altı ay anne sütüyle beslenen bebek için büyüme ve gelişmenin sağlıklı sürdürülebilmesi açısından yeni gıdalara bu dönemde başlanması gereklidir. Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin ihtiyacının tamamını, 6-12 ayda %50’ sini ve 12.aydan itibaren de %30’ unu karşılar.
  • 12-36 Aylık Çocuk Beslenmesi: Bu yaş grubu çocukların beslenmesi ileride sağlıklı bir birey olarak hayatlarını sürdürebilmeleri hastalıklara karşı dirençlerinin gelişmesi açısından büyük önem taşır. Çocuk birinci yaşını doldururken onu artık aile sofrasına, ailenin düzen ve saatlerine alıştırmaya başlanmalıdır. Aile sofrasında yemeğe başlamak, hem onun sosyal davranışlar ve beceriler kazanmasını sağlayacak hem de ailenin diğer bireylerin de yemek yiyor olması, çocuğun kendisine verilen besinleri reddetmemesi için özendirici bir faktör olacaktır. 1-3 yaş grubundaki çocuk büyüdükçe besin gruplarından verilecek yiyeceklerin miktarı arttırılır. Beslenme, yeni besinler eklenerek çeşitlendirilebilir. Çocuğun düzenli yemek yeme alışkanlığı kazanmasında ailenin tümü önemlidir. Çocuklar her zaman yetişkinleri model alacağından dolayı, yetişkinlerin beslenme konusunda çocuğa iyi örnek olması sürecin daha da kolaylaşmasını destekleyecektir.

 

Okul Öncesi Dönemde 3-6 Yaş Arası Beslenme

Okul öncesi dönem çocuklarının, bazı yiyecekleri sevmeleri ya da sevmemeleri ile yiyecekleri tüketme miktarları günlük olarak değişmektedir. Bazı günler az, bazı günler fazla yemeleri bu yaş grubunun özelliklerindendir. Okul öncesi dönem çocuğu besin seçicidir ve her besini iştahla yemez. Sevdikleri oldukça sınırlıdır. Aile çocuğun sevmediği yemekleri sofraya koyarak onun görmesini ve öğrenmesini sağladığı sürece, çocuk ileri yaşlarda bu yemekleri severek yiyecektir. Tekrar tekrar aynı yemeği gören çocuk genellikle bir süre sonra kendiliğinden yemeği tatmak ister.

Yemek yeme alışkanlığının kazandırılmasında;

  • Yemek, aile bireylerinin tümünün katıldığı keyifli bir ortamda gerçekleştirilmesi çocuğun yemek yemenin keyif veren bir eylem olduğunu anlamasına destek verebilir. (dinlemek, sohbet, öğrenmek)
  • Sınırlı ölçülerde seçenekler sunmak çocukların yeme alışkanlığı kazanmalarını destekleyebilir.
  • Seçiyor ve reddediyorsa kabul edeceği yemek türünü masada bulundurmanız dengeli beslenme alışkanlığını kendiliğinden oluşturmasına yardımcı olacaktır.
  • Çocuğunuzun yemek hazırlanırken size yardımcı olmasına izin verebilirsiniz.
  • Porsiyonları çocuğunuzun yaşına ve gelişimine uygun tutup ve bitirdiğinde daha fazla isteyip istemediği sorabilirsiniz.
  • Yiyeceği yemeğe ve miktarına kendisinin karar vermesine izin verebilirsiniz.
  • Israrcı, baskıcı ve tutarsız bir aile tutumu çocuğun bu alışkanlığı kazanmasını zorlaştırabilir.
  • Üçüncü kişiler ortamı yumuşatabilir. Çocuklar sürekli olarak anne babaların ilgilerinin üzerinde olmasını isterler.
  • Bu ilgiyi yemek yeme sırasında aldığını fark eden çocuk yemek yemeyi daha da zorlaştırabilir. Böylece annenin ve babanın ilgisini bu yolla daha fazla çekmek isteyebilir. Bu gibi durumlar anne-çocuk arasındaki ilişkiyi gerginleştirip, bu gerginliğin tüm alanlara sirayet etmesi gibi olumsuz bir duruma neden olabilir. Bu nedenle gerginliğe yol açmayacak şekilde üçüncü bir kişinin sofrada annesinin ilgisini çekmek istediği için direnen çocuğa destek olmasını, annenin olayın bir miktar dışında kalarak zorlu anlarda destek almasını öneririz.
  • Sofra oyun alanı değildir. Yemek öncesi ya da yemek sonrası oyun için zaman ayrıldığında, çocuk yemek saatinde yemeği daha iştahla ve sorunsuz yer.

 

İlk Beş Okulları’nda Beslenme

Bizler İlk Beş Okulları olarak; çocuklarımıza doğal ve sağlıklı mevsimindeki sebze ve meyveler sunmaya özen gösteriyoruz. Menümüzdeki yiyeceklerin dengeli beslenmeye uygun doğal ve organik ürünlerle hazırlanması beslenmeyle ilgili önceliklerimizdendir. Bunu yaparken hedefimiz asla yemeği çocuk için sıkıcı bir görev haline getirmek değil, aksine yemek saatlerini eğlenceli ve lezzetli sürprizleri içinde barındıran ve çocuğun iştahla beklediği bir zaman dilimi haline getirmektir. 

  • Her türlü abur cubur, şeker ve şekerlemeler, hazır meyve suyu ve reçeller, kola vb boyalı gazlı içecekler, meyve tozları, her türlü boyalı içecek, boyalı hazır meyveli yoğurt ve pudingler, hazır çorbalar, hazır soslar, ketçap, mayonez vb, hazır baharat ve köfte karışımları, her türlü cips, içine katkı maddesi karıştırılan her türlü yiyecek, salam, sucuk, sosis ve hamburger tüketilmeye hazır donmuş-donmamış bütün yiyecekler  beslenme menümüzde yer verilmemektedir.
  • Menümüzde tavuk yemeklerine yer verilmemektedir. Tavuk yerine mevsiminde balık, kırmızı et ve hindi eti içeren yemekleri çocuklarımıza ikram edilmektedir.
  • Kendi hazırladığımız düşük şekerli kompostolar, limonata, elma-portakal ve nar suyu, yeşil çay, ayran gibi katkı maddesi ve koruyucu içermeyen içecekleri tercih etmekteyiz.
  • Öğrencilerimizin yemekhanede arkadaşları ile beraber kendi başına yemek yeme becerisi kazanmaları, eğitim programımızın bir parçası olmasından ötürü, öğretmenlerimiz yemek sırasında çocuklara çocuk gelişimlerini destekleme ve bağımsız bir şekilde yiyebilmeleri için destek vermektedir.
  • Okulumuzda her gün kahvaltı, öğle yemeği ve ikindi kahvaltısı olmak üzere üç öğün yemek verilmektedir.

Uzm. Psk. Berrak AKINGÖL